Sizlerle geçmişten bu güne kadar popülaritesini sürdürmüş, son dönemde resmi kaynaklardan yapılan yayınlarla da bir anda gündeme oturmuş ve birçok bilim kurgu filmine de konu olmuş UFO’lardan konuşacağız.

UFO'lar hakkında merak edilenlere geçmeden önce öncelikle UFO ne demek ona bir bakalım. 

UFO kelime anlamıyla “Unidenified Flying Object” ya da Türkçe karşılığıyla “Tanımlanamayan Uçan Nesneler”dir. Bu terim ilk defa "Mavi Kitap" isimli bir araştırma projesinin başındaki isim olan Yüzbaşı Edward J. Ruppelt tarafından ortaya atılmıştır.

Bu nesneler gözle görünürler veya radar, uydu ve uçak kamerası gibi görüntüleme cihazlarıyla yakalanırlar. Yapılan telsiz çağrılarına yanıt vermezler veya bir anda gözden kaybolurlar.

İşte tam bu noktada onları tanımlayamadığımız için UFO ismini alırlar.

Peki gerçekten de UFO’lar var mı?

Bu sorunun cevaplarını kimse tam olarak bilmiyor. Fakat UFO olarak adlandırdığımız nesneler gerçekte çok farklı cisimler olabilir.

Örneğin endüstriyel bazda kullanılmış ve devasa büyüklükte olan bir naylon torba, çıkan bir fırtınayla gökyüzünde çok yükseklere çıkabilir ve bunu gözlemleyen gözlemciler onu garip şekiller oluşturan bir uçan cisim olarak algılayabilirler. Torbanın videolarını çekerler ve kendi inandıkları konuya başka insanları da dahil ederler. Hatta o cismin Dünya dışından bile geldiğini ima edebilirler.

Fakat bu cisim gerçekte sadece sağlam bir şekilde tutturulamamış bir naylon torbadır.

Bunun yanı sıra bazı ülkeler, bazı deneylerini gizli olarak yapmaktadırlar. Örneğin roketler, insansız hava araçları ve dronelarla yapılan ve gizlilik içerisinde yürütülen faaliyetler eğer diğer ülkelerin bilgisi dışında yapılıyorsa bu çalışmalar da bir UFO damgası yiyebilir.

Tabi bu sadece gerçek bir açıklaması olan bir örnek fakat hala gerçekte açıklanamayan birçok UFO vakası da kayıtlarda bulunmaktadır.

En son Amerikan Haber Alma birimi CIA’in paylaştığı görüntüler bu vakalardan bazılarıdır.

Kasım 2004 ve Ocak 2015 yıllarında F18 Hornet uçaklarıyla eğitim yapan pilotlar, yer kontrole doğru düzgün kanadı, kuyruğu ve bir alev çıkışı olmayan nesnelerin etrafta olduğu anonsunu geçmiş ve kameraların kayıt düğmesine basmışlardır.

Bu yakalanan 3 görüntü ise CIA tarafından resmi olarak doğrulanmış ve 27 Nisan 2020 günü kamuoyuna sunulmuştur. Bu görüntülerde farklı cisimlerin gökyüzünde hareket ettiği veya sabit durduğu görülmektedir.

Peki gerçekten de Dünya dışı varlıklar gezegenimizi ziyaret edebilir mi?

Dünyamız güneş sistemi adı verilen bir sistemde bulunmaktadır. Güneş ve etrafındaki gök cisimleri ise Samanyolu adını verdiğimiz galaksinin Orion isimli kolunda yer alan ve galaksi ile karşılaştırıldığında çok küçük kalan bir sistemdir. Sadece samanyolu galaksisinde kabaca 200 milyar yıldız vardır ve bu yıldızların yaklaşık yüzde 10’u Güneş benzeri yıldızlardır.

Bu duruma göre sadece bizim galaksimizde 20 milyar yıldız Güneş’e benzer ve belkide bir çoğunun güneş benzeri sistemleri yani gezegenleri bulunur. Bunun yanı sıra Samanyolu benzeri galaksi sayısı ise, sadece görüntülenebilir evrende 2 Trilyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Dünya dışı varlıklar konusunda sadece kendi galaksimizde milyarlarca olasılık varken birde diğer galaksileri düşündüğümüzde bu sayı ve olasılık git gide artmaktadır.

Bu kocaman evrende oluşmuş veya oluşabilecek bir yaşam türünün, suya veya oksijene bağımlı olmadığını yine kendi gezegenimizde yaşayan bazı canlılardan yola çıkarak düşünebiliriz. Örneğin tardigratlar ya da türkçe terimiyle su ayıları 4 çift kısa bacağı olan mikroskobik bir canlılardır ve Dünya'nın en küçük hayvanları olarak adlandırılırlar. Genlerinin incelenmesi sonucu, önce tatlı suda ortaya çıkan tardigratlar olağanüstü ortam koşullarına öylesine dayanıklıdır ki havanın veya suyun olmadığı uzay boşluğunda bile yaşayabilir.

Henüz dünya dışından gelen herhangi bir varlığı görmedik, duymadık veya hiçbiriyle temasa geçmedik. Bu yüzden Dünya dışı varlıklar konusunda,“vardır” veya “yoktur” demek yerine tırnak içerisinde büyük harflerle “BELKİ” demek sanıyoruz ki en doğrusu olacaktır.

Bildiğimiz kadarıyla hala elimizde bu görüntülerden başka yetkili otoriteler tarafından onaylanmış çok az veri bulunmaktadır. Belkide gelecekte bu konu ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olabiliriz.

Kim bilir belki birgün bilim kurgu filmlerinde yaşandığı gibi Dünya dışı bir yaşam ile tanışabiliriz. Belkide onların da yardımıyla teknolojimizi daha da geliştirir ve yıldızlararası bir seyahati mümkün kılabiliriz.

Ünlü gök bilimci ve uzay içeriklerinin hazırlanması konusunda bir duayen olan Carl Sagan’ın o ünlü sözüyle bu konumuzu da burada bitirelim! “Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir!”

Bu ve buna benzer konuların devamına ulaşmak için youtube kanalımıza abone olmayı ve instagram twitter ve facebook gibi sosyal medya hesaplarımızdan bizleri takip etmeyi unutmayınız.

Yaptığımız bu çalışmaları beğendiyseniz, bu videoyu paylaşarak daha fazla kişinin uzay hakkında bilgi sahibi olmasını sağlayabilirsiniz.

Bir sonraki videomuzda sizleri uzayın derinliklerinden bambaşka konularla karşılamak dileğiyle, evde kalın, hoşçakalın!

 

Uzaya Dair Bilinmeyen Gerçekler!

Uzaya Dair Bilinmeyen Gerçekler!

Bu hafta sizlerle uzaya dair ilginç 5 gerçeği paylaşacağız.

23.07.2020
Neden Uzaya Gidiyoruz?

Neden Uzaya Gidiyoruz?

Uzaya gitmenin bilmediğimiz yararlarına odaklanacak ve uzayda kullanılmış veya uzay çalışmaları süresinde üretilip insanlığa fayda sağlamış uzay teknolojilerinden bahsedeceğiz.

17.07.2020
Uzayın Sonu Var Mı?

Uzayın Sonu Var Mı?

”Uzayın sonu var mıdır?” sorusuna cevap arayacak ve sizlerle evrenin sınırları hakkında konuşacağız.

09.07.2020
Çocuklar İçin 2020 Yaz Kampları

Çocuklar İçin 2020 Yaz Kampları

Çocuklar için yaz kampları başlıyor! Hepimizin heyecanla beklediği an geldi!

02.07.2020
Hubble'dan James Webb'e Uzay Teleskopları

Hubble'dan James Webb'e Uzay Teleskopları

Günümüzde farklı amaçlarla kullanılan birçok uzay teleskobu bulunmakta. Bu yazımızda sizlerle, Hubble Uzay Teleskobu’ndan ötegezegen avcısı Kepler’e uzanan muhteşem bir yolculuğa çıkalım.

01.07.2020
Üste Çık