"Uzayın sonu var mı?" sorusu özellikle şehir ışıklarından uzakta gece gökyüzüne bakan, yıldızların ne kadar çok olduğuna şaşıran hemen herkesin aklına mutlaka gelmiştir.

UZAYIN SONU VAR MI?

"Uzayın sonu var mı?" sorusu özellikle şehir ışıklarından uzakta, açık ve bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakan hemen herkesin aklına mutlaka gelmiştir.  Bundan tam 2.8 milyon yıl önce ilk insanlar yeryüzünde yaşamaya başladılar. O günden bu yana hep gökyüzü ile ilgili meraka sahip olan insanoğlu, hala uzayı ve uzayın derinliklerinde neler olup bittiğini anlamaya ve keşfetmeye çalışıyor. Bu yazımızda canlılığın varlığının bir sembolü olan "mavi yuvamızdan" yola çıkıp  evrenin sınırlarını birlikte keşfedeceğiz.

Dünya, 4 buçuk milyar yaşında devasa bir kaya kütlesi. Aynı zamanda bildiğimiz kadarıyla, üzerinde canlı barındıran tek gök cismi. Ekvatordan ölçüldüğünde, çevresinin uzunluğu 40 bin 75 kilometre olan bu gezegen, 7 kıtadan oluşuyor. Yaklaşık 4’te 3’ü de, o güzel mavi rengi veren okyanuslarla ve denizlerle kaplı.  Tüm bu denizler, okyanuslar, buzullar, kayalar ve canlı organizmalar, Dünya Sistemi’ni oluşturur. Bu uzun yolculukta Dünya bizim başlangıç noktamız olacak.

Nasıl ki Dünya, farklı öğelerden oluşan bir sisteme sahipse, Dünya’dan uzaklaşmaya başladığımız anda Dünya’nın da farklı bir sistemin parçası olduğunu görürüz. Bu sisteme Güneş Sistemi adı verilir.

Güneş sistemi; 1 yıldız, 8 gezegen ve milyarlarca irili ufaklı kaya parçalarından oluşur.  Bu kaya parçaları, bir kuyruklu yıldız, bir asteroit veya büyük kütleye sahip ise, bir cüce gezegen olabilir. Yıldızımız Güneş ise yaklaşık ömrünün yarısında olan orta seviye bir yıldızdır ve bizden, yani Dünya’dan, ortalama 150 milyon kilometre uzaklıktadır.

Uzayın sonunun olup olmadığına cevap ararken, çok daha uzaklara gideceğiz ve kat edeceğimiz yol daha da çok büyüyecek. Astronomlar  uzay ortamındaki bu uzun mesafeleri ölçmek ve daha rahat hesaplamalar yapabilmek için ”astronomik” ölçüm birimi geliştirmişler, Dünya ile Güneş arasındaki mesafe olan 150 milyon kilometreyi “1 Astronomik Birim” olarak adlandırmışlar. (Bu durumda bizden yaklaşık 450 milyon kilometre uzakta olan bir cisim astronomik birim olarak bizden sadece 3 astronomik birim uzaktadır.) İşte bu birim sayesinde hesaplamalar çok daha kolay ve daha az hata ile yapılmaktadır.

Yavaş yavaş güneş sisteminden uzaklaşıyoruz. Şimdiki durağımız ise Güneş’in yıldızlar arası komşuları olacak. Bu noktada bir çok yıldızdan oluşan farklı bir sistemi görüyoruz. Güneş’e en yakın yıldız olan “Alpha Centauri A” gözümüze çarpıyor. Alpha Centauri A, Güneş’ten  4.3 ışık yılı uzaklıktadır. Astronomik birim olarak bu mesafe 271 bin 937 astronomik birime denk gelir.

Bundan sonraki durağımız, tamamını henüz gözlemleyemediğimiz fakat ışık kirliliğinin çok az olduğu noktalarda gece gökyüzünde bir "yıldızlar çizgisi" gibi gördüğümüz Samanyolu gökadası. Bu kocaman gökadanın çapı yaklaşık 100 bin ışık yılı uzunluğundadır. İçerisinde Güneşimiz gibi milyarlarca yıldız ve güneş sisteminin gezegenleri gibi milyarlarca gezegen barındırmaktadır.

Uzaklaşmaya devam ederken karşımıza çıkan yapı: bölgesel galaktik grup. Değil Güneş’i görmek, 100 bin ışıkyılı uzunluğundaki samanyolu gökadası bile şu an küçücük duruyor. Samanyolu gök adasının çok yakınında ona çok benzeyen başka bir gökada daha var. İşte o gökada çok ama çok uzun zaman sonra samanyolu gök adasıyla birleşerek yeni devasa bir gökada oluşturması beklenen Andromeda gökadasıdır.

Uzayın Sonu Var Mı?

Bölgesel galaktik gruptan uzaklaşırken o devasa gökadalar "küçülmeye" başlıyor ve bizler virgo üstkümesi adında yeni bir bölgeye ulaşıyoruz. Bu alanda Samanyolu ve Andromeda gökadalarının oluşturduğu bölgesel galaktik grup gibi birçok farklı gruplar ve gökadalar mevcut. Virgo üstkümesinin yerleştiği alan yaklaşık 110 milyon ışık yılı çapındadır. Her ne kadar bir kaç basamaklı sayılarla ifade edilse de inanın bu alanın büyüklüğü insan aklının hayal edebileceğinden bile çok ama çok daha büyüktür.

Yolculuğumuza devam ettiğimizde tıpkı virgo üstkümesi gibi içerisinde gökadalar barındıran diğer üst kümelerin buluştuğu alana geliyoruz. Bu alan bölgesel üst kümeler olarak adlandırılıyor.

Şu anda evimiz olan o minik mavi noktadan yaklaşık 32 milyar ışık yılı uzaktayız ve GN-Z11 isimli gökadayı ziyaret ediyoruz. Bu gökada, samanyolu gökadasından 25 kat daha küçük olup samanyolu gökadasının yıldız kütlesinin %1'ine sahiptir.

Biliyoruz ki evren, “Big Bang” yani büyük patlamadan bu yana, çok ama çok hızlı bir şekilde büyümeye ve genişlemeye devam ediyor. Fakat insanoğlu olarak gözlemleyebildiğimiz evren işte bu kadar. Tabii ki bir önceki videomuzda da bahsettiğimiz yeni gönderilecek uzay teleskopları ve yeni yapılacak keşifler sayesinde, gelecekte belki de çok daha ötesini görecek ve çok daha farklı bilgiler elde edeceğiz.

Peki ya Big Bang'den önce? Evrenin sıcak, yoğun, madde, antimadde ve radyasyonla dolu olan bu halinden hemen öncesine gittiğinizde ne görürdünüz? Yorumlarınızı bu videonun altına yazabilirsiniz.

Daha önce hazırladığımız ilginç içeriklere sahip eğitim videolarımızı YouTube kanalımızdaki eğitim videolarımız bölümünden izleyebilirsiniz.

Sonbahar Ekinoksu

Sonbahar Ekinoksu

Sonbahar ekinoksu ayına hoş geldiniz…

22.09.2020
Yeni Güneş Çevrimi Başlıyor!

Yeni Güneş Çevrimi Başlıyor!

Önümüzdeki günlerde “Gelecek birkaç gün dijital hayat durabilir” gibi haberlerle karşılaşırsanız şaşırmayın çünkü Güneş çevrimi başlıyor. Bu yazımızda Güneş çevrimini detaylı bir şekilde inceliyoruz.

18.09.2020
Astronotlar Neden Uzay Giysisi Giyerler?

Astronotlar Neden Uzay Giysisi Giyerler?

Astronotlar Neden Uzay Giysisi Giyerler? Uzay ortamı insanlar için tehlikeli midir? Bu yazımızda astronot kıyafetlerini inceledik.

13.09.2020
Mars'ı Ay Büyüklüğünde Görecek miyiz?

Mars'ı Ay Büyüklüğünde Görecek miyiz?

Mars gezegenini gerçekten yerküremizin uydusu Ay kadar büyük görecek miyiz?

21.08.2020
Yerçekimsiz Ortam

Yerçekimsiz Ortam

Yerçekimsiz ortam nedir? Dünya üzerinde yerçekimsiz ortam nasıl oluşturulur?

5.08.2020
Uzay Kampı Türkiyeden Pandemi Dönemine Özel Programlar
Üste Çık