Dünya Uzay Haftası; insanlığın daha iyi duruma gelmesi için bilim ve teknolojinin yaptığı katkıların uluslararası etkinliklerle kutlandığı haftadır.

DÜNYA UZAY HAFTASI KUTLU OLSUN!

10 Ekim 1967’de "Ay ve Gök Cisimleri Dahil Uzayın Keşfi ve Kullanımı için Devletlerin Faaliyetlerini Düzenleyen İlkeler Antlaşması"nın ülkelerce imzalanıp yürürlüğe girmesi nedeniyle Birleşmiş Milletler 1999 yılında 4-10 Ekim Haftasını Dünya Uzay Haftası olarak ilan etti.

10 Ekim 1967’de imzalanan antlaşmaya ait ilkeler:

  • Dış uzayın keşfi ve kullanımı tüm ülkelerin yararı ve çıkarları gözetilerek yürütülür.
  • Dış uzayın keşfi ve kullanımı hususunda tüm ülkeler özgürdür.
  • Dış uzay bakımından egemenlik, işgal ve benzer iddialarda bulunulamaz.
  • Devletler hem yörüngeye hem de dış uzaydaki gök cisimlerine veya istasyonlarına; nükleer silah ya da diğer kitle imha silahları yerleştiremez.
  • Dünya’nın uydusu Ay ve diğer gök cisimleri yalnızca barışçıl amaçlarla kullanılabilir.
  • Devletler, ulusal uzay faaliyetlerinden ve bu faaliyetler esnasında verdikleri zararlardan dolayı sorumludurlar.

Uzay Haftasının ekim ayında kutlanmasının asıl nedeni uzaya başarıyla gönderilen insan yapımı ilk uydu olan Sputnik 1'dir. Sputnik 1'in Sovyetler Birliği tarafından 4 Ekim 1957’de fırlatılması uzay keşiflerini başlatan önemli bir km taşı olarak kabul edilmektedir.

Dünya Uzay Haftası, dünyanın dört bir yanındaki uzay ajansları, havacılık şirketleri, okullar, planetaryum, müzeler ve astronomi kulüpleri tarafından düzenlenen etkinliklerle kutlanmakta; gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik konularında bilinçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Her yıl farklı konseptle kutlanan Dünya Uzay Haftası bu yıl (Covid-19 salgını sebebiyle daha güvenle ve açık havada kolaylıkla yapılabilecek) uydu gözlemine teşvik etmek için "Uydular Yaşamı İyileştirir" teması ile kutlanacak.  4-10 Ekim Dünya Uzay Haftası sırasında ailelerin çocukları ile birlikte güvenli bir şekilde çıplak gözle görebilecekleri iletişim uygularını keşfetmelerinin çocukları ve kendileri için heyecan verici bir etkinlik olacağı ve aynı zamanda uzay ve teknolojiye olan ilgilerini artıracağı düşünülmüştür.

Dünya Uzay Haftası, dünyanın dört bir yanındaki uzay ajansları, havacılık şirketleri, okullar, planetaryum, müzeler ve astronomi kulüpleri tarafından düzenlenen etkinliklerle kutlanmakta; gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik konularında bilinçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Uzay Kampı Türkiye de pandemi nedeniyle bu yıl sosyal medya kanallarından uzay haftasına özel “Haydi Roket Yapalım”, bir astronomla söyleşi ve soru-cevap aktivitesi gibi ilginç etkinlikler yapacak. Bizi sosyal medya hesaplarımızdan (Instagram, Facebook, Twitter) takip ederek gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Güncelleme 11/10/2020

Gerçekleştirdiğimiz Etkinliklerimiz

1- Haydi Roket Yapalım

Bu gönderiyi Instagram'da gör

Uzay Kampı Türkiye (@uzaykampiturkiye)'in paylaştığı bir gönderi ()

2- Yüksek Astronom Hatice Eren ile Söyleşi

Bu gönderiyi Instagram'da gör

Uzay Kampı Türkiye (@uzaykampiturkiye)'in paylaştığı bir gönderi ()

3- Özel Soru Cevap Etkinliğimiz

Bu gönderiyi Instagram'da gör

Uzay Kampı Türkiye (@uzaykampiturkiye)'in paylaştığı bir gönderi ()

Gelecekteki Uzay Çalışmaları Neler?

Sputnik-1’in uzaya gönderilmesi kuşkusuz çok önemli bir adım ancak içinde bulunduğumuz yüzyılda insanoğlu çok daha büyük adımları atmanın hesaplarını yapıyor. Ay’a ayak basılması ve yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’nun içerisinde yaşamın sürdürülebilmesi çok daha büyük adımların en önemli habercileri oldular… Öyle ki daha önce hayal olan başka gezegenlere gidip orada yaşayabilme fikri her geçen gün daha da gerçekçi hale bürünüyor. Şu anda gidilmesi en olası gezegen Mars.

Antarktika’ya 13 bin yıl önce düşen meteor (Allen Hills 84001), 1996 yılında üzerinde fosillerin bulunması ile gündeme oturdu. 1996 yılında Stanford Üniversitesi ve NASA'nın Johnson Uzay Merkezi'nde görevli bir ekip tarafından yapılan çalışmayla Mars'ta ortaya çıktığına inanılan bir göktaşının fosilleri içerebileceğine dair yapılan duyuru uzay çalışmalarına yön verecek bir başka km taşı olarak kabul edilebilir. Viking araçları tarafından ölçülen Mars atmosferinin kompozisyonuna açıkça uyan, içlerinde hapsolmuş gazlar nedeniyle Mars'tan geldiklerine inanılan taşlardaki organik bileşiklerin varlığı, Mars'ta daha erken bir zamanda yaşamın başlamış olabileceğine dair olasılıkları güçlendiriyor. Dikkatlerin Mars’a çevrilmesi Pathfinder ile başlayan bir dizi uzay aracının Mars’a gönderilerek araştırmaların derinleştirilmesi ve nihayet 30 Temmuz 2020’de Perseverance gezgininin, Şubat 2021'de Mars’a ulaşmak üzere gönderilmesi geleceğe yön verecek çalışmaların önemli adımları olarak tarihe geçti.

NASA’nın yaptığı duyuruya göre, Perseverance'ın (İngilizce “Azim”) Mars'a ulaştıktan sonraki ilk görevlerinden birisi, belki de en önemlisi yüzeydeki olası yaşamın belirtilerinin araştırılacağı astrobiyolojik çalışmalar olacak. Mars’a indirilecek araç, aynı zamanda gezegenin iklimini ve jeolojisini de inceleyerek karakterize edecek ve insanlı keşfin önünü açacak bilgileri toplayacak. Bu aracın aynı zamanda Mars’tan kaya ve toz örnekleri toplayıp önbelleğe alacak ilk araç olması da bekleniyor. Şu anda NASA tarafından Avrupa Uzay Ajansı ile işbirliği içinde değerlendirilen programlara göre; sonraki görevlerde, bu önbelleğe alınmış örneklerin yüzeyden toplanması ve derinlemesine analiz için Dünya'ya getirmek için Mars'a uzay aracı gönderilmesi var. Diğer ülkeler (ve hatta bazı özel şirketler) de Mars'la daha çok ilgilenmeye başladılar. Şu anda beş uzay aracının daha fırlatılması planlanıyor: ExoMars gezgini (Avrupa Uzay Ajansı), Birleşik Arap Emirlikleri Hope Orbiter, bir Japon yörünge aracı, bir Çin gezgini ve bir SpaceX Dragon kapsülü. En dikkat çekici gelişme NASA’nın insanları Mars'a göndermeyi ciddi şekilde planlıyor olması. Öncelikle İnsan Arama ve Operasyon Görev Müdürlüğü (HEOMD) ve Uzay Teknolojisi Görev Müdürlüğü (STMD) ile işbirliği içinde robotik keşif çalışmalarında hazırlıklar yapılıyor. Mars 2020 gezgini mevcut hava durumunu, rüzgarları, radyasyonu ve toz ortamının anlaşılmasına yardımcı olacak ve Mars’a vardıklarında insanlara yardımcı olacak teknolojileri gösterecek.

Ay’a Geri Dönüş Çalışmaları Devam Ediyor 

Mars 2020 Perseverance gezgini, Kızıl Gezegen'in insan keşfine hazırlamanın bir yolu olarak Ay'a yönelik görevleri içeren daha büyük bir programın parçası. Astronotları 2024 yılına kadar Ay'a “geri döndürmekle” görevlendirilen NASA, Artemis Ay Keşif planları aracılığıyla 2028 yılına kadar Ay'da ve çevresinde sürdürülebilir bir insan varlığı oluşturmayı hedefliyor.

Ay'ın güney kutbunda donmuş halde su keşfedilmiş olmasından dolayı bu bölgeye odaklanacak uçuşların 2030'a kadar devam etmesi planlanıyor. Temel hedef Ay'ın insanların yerleşimine ve orada kolonizasyon kurmalarına hazır hale getirilmesi. Ayrıca Ay yörüngesinde Uluslararası Uzay İstasyonu'na benzeyecek bir “Ay istasyonu” kurularak hem Ay’a gidebilmek hem de Mars görevleri için bir basamak olarak kulanılacak. İstasyonun yapımında Avrupa Uzay Ajansı, Kanada Uzay Ajansı ve Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansının da destek verecekler. NASA, Artemis programının ilk ticari ortağı olarak SpaceX'i duyurdu. 

Uzay teknolojilerindeki son gelişmeler asla “son” olmuyor… 

Uzay Haftanız kutlu olsun. 

Yeni yazımızda görüşmek üzere...

Uzay Kampı Türkiyeden Pandemi Dönemine Özel Programlar
Üste Çık